KENDİLİK REZONANSI
Kendine Dönmek Küçük Seçimlerle Başlar
Herkese yetişirken kendi ihtiyacını ertelemek üzerine: iç sesini duymak ve günlük hayatında ona küçük bir yer açmak.
Goldkozmos, Özge Batıgün tarafından kurulan kozmik enerji ve kişisel gelişim platformudur. Kurucuyu ve yaklaşımımızı tanı →
Bazen ne istediğini bilmediğini söylersin, ama gün içinde istemediğin pek çok şeyi fark edersin. O görüşmeye gitmek istemezsin, bir görevi üstlenmek için zamanın yoktur, dinlenmeye ihtiyacın vardır. Yine de çoğuna evet dersin. Çünkü hayır dediğinde gelecek sorular, açıklama yapma ihtiyacı veya birini hayal kırıklığına uğratma düşüncesi daha ağır gelebilir. Böyle günler biriktikçe kendi isteğin sana uzak bir şey gibi görünmeye başlar. Belki de sorun her zaman isteğini duyamamak değildir; duyduğuna hayatında yer açamamaktır.
Kendilik rezonansı dediğim alanı, insanın kendisiyle kurduğu ilişkiyi düşünmek için kullanıyorum. İçinden geçenle yaptığın şey arasındaki mesafeye bakmak, bu ilişkinin bir parçasıdır. Her isteğini hemen gerçekleştirmek mümkün olmaz. Sorumlulukların, koşulların ve başkalarıyla kurduğun bağlar vardır. Fakat bir ihtiyacını karşılayamasan bile onu kabul edebilirsin. “Dinlenmek istiyorum, bugün bunun için zamanım kısıtlı” diyebilmek, “Dinlenmeye hakkım yok” demekten farklı bir iç konuşma yaratır.
Ben kendime dönmeyi büyük bir değişim kararı olarak düşünmektense günlük seçimlerde aramayı severim. Sabah kendime acele ettirmeden birkaç dakika bırakmak, bir isteğe hemen yanıt vermemek, uygun olmayan bir planı daha gerçekçi bir zamana taşımak gibi. Dışarıdan sıradan görünen bu davranışlar, kendi ihtiyaçlarımın da hesaba katıldığını hatırlatır. Kendine gösterdiğin özenin başkaları tarafından fark edilmesi gerekmez; bazen yalnızca senin bilmen yeterlidir.
Özdeğer de yalnızca kendin hakkında iyi cümleler kurmakla sınırlı değildir. Bir hata yaptığında kendine nasıl davrandığına, başaramadığın bir işin ardından nasıl konuştuğuna bakabilirsin. “Ben zaten böyleyim” diyerek bütün kişiliğini bir sonuca bağlamak yerine, o işte neyin zor geldiğini ayırmak daha gerçekçi olabilir. Hazırlık süren yetersiz miydi, fazla sorumluluk mu aldın, yardım istemen gereken bir yerde yalnız mı kaldın? Bu sorular, kendini suçlamadan sorumluluk alabileceğin bir alan açar.
Günün sonunda kısa bir not tutmayı deneyebilirsin. Bugün kendine yakın hissettiğin bir anı ve kendini geri plana attığın bir anı yaz. Ardından yarın değiştirebileceğin küçük bir davranış seç. Örneğin bir konuşmada zaman istemek veya aralıksız çalışmanın arasına kısa bir mola koymak. Defterin bir değerlendirme karnesine dönüşmesin; kaç kez doğru yaptığını saymak için değil, kendini tanımak için kullan. Bazı günler aynı davranışı tekrar ettiğini görmen de bu gözlemin bir parçasıdır.
Kendi sesini duymak, başkalarını dinlemeyi bırakmak anlamına gelmez. İlişkilerinde hem karşı tarafın ihtiyacını hem kendi sınırını hesaba katabilirsin. Zaman zaman birini memnun etmeyen bir seçim yapman, kötü biri olduğun anlamına gelmez. Kendine dönmek belki de önce bu ihtimale dayanabilecek kadar yer açmaktır. Bugün her şeyi değiştirmek yerine bir seçimine bak: Bu kararda benim ihtiyacım da var mı? Küçük de olsa bir yer ayırabildiğinde, kendi hayatının içinde yeniden söz sahibi olmaya başlayabilirsin.
Yorumlar
Yorum yapmak için giriş yap. Giriş yap

KEŞİFTEN KENDİ YOLCULUĞUNA
Kendine bir çalışma alanı aç.
Semboller üzerine düşünmek, kendini tanıma yolculuğunun bir başlangıcı olabilir. Kozmik enerji yaklaşımımızı tanı, kişisel gelişim ve birebir çalışma seçeneklerini kendi ihtiyacına göre incele.